Ahiskali öğrencİler ve 9. geleneksel ahiskali öğrencİler dayanişma günlerİ

17.05.2012
Ahiskali öğrencİler ve 9. geleneksel ahiskali öğrencİler dayanişma günlerİ

Çok kıymetli hemşehrilerim. Sizleri tekrar buradan selamlamak mutluluk verici. Geçtiğimiz günlerde Ankara’da 9. “Geleneksel Ahıskalı Öğrenciler Dayanışma Günleri”ne iştirak ettim. Bu yazımda Türkiye’de üniversite eğitimi gören Ahıskalı öğrenciler ve bu öğrencilerin arasındaki dayanışma ve bu dayanışmanın neticesi olarak kurumsal yapılanmasından bahsetmek istiyorum.

Türkiye’ye ilk olarak Ahıskalı öğrenciler 1992 yılında Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından başlatılan “Büyük Öğrenci Projesi” kapsamında gelmiştir. Bu proje kapsamında birçok Ahıskalı öğrenci Rusya Federasyonu ve Türki Cumhuriyetlerden Türkiye’ye gelerek üniversite eğitimi almıştır.

Bunlardan bir kısmı akademik eğitimlerini devam ettirerek Türkiye üniversitelerinde çalışmaktadırlar. Bir kısmı mezun olduktan sonra geldikleri ülkelere geri dönmüşler. Bazıları da Türkiye’de muhtelif yerlerde çalışmaktadırlar.

Türkiye’nin değişik üniversitelerinde okuyan Ahıskalı öğrenciler 2004 yılında İstanbul’da bir araya gelerek Ahıskalı öğrenciler arasında dayanışma, birlik ve beraberlik ruhunu oluşturma adına Ahıskalı Öğrenciler Birliği(ASU)’ni kurmuşlardır. Bu kuruluşun akabinde yine 2004 yılında İstanbulda ilk “Ahıskalı Öğrenciler Dayanışma Günleri” tertip edilmiştir. Dayanışma günleri üç günden ibaret olup akademik, kültürel ve sportif etkinliklerden oluşmaktadır. Her sene Ahıskalıların okuduğu farklı şehirlerde organize edilen etkinliklere yaklaşık 600 Ahıskalı üniversite öğrencisi katılmaktadır. Dayanışma günleri günümüze kadar sırasıyla 2004 yılında İstanbul, 2005 Ankara, 2006 Samsun, 2007 Konya, 2008 İzmir, 2009 Bursa, 2010 Eskişehir, 2011 İstanbul ve bu sene 4/5/6 Mayıs tarihlerinde Ankara’da gerçekleşmiştir.

Ahıskalı öğrenciler birliği(ASU) nin organize ettiği bu programlarda Ahıskalı öğrenciler; kültürünü, folklorünü yasattılar. Birlik ve dayanışma ruhunu hep sıcak ve dinamik olarak korudular. Sürgünün dünya’ya savurduğu Ahıskalıların bu çocukları Türkiyede bir oldular birlik oldular. Bu programlar sayesinde senede bir defada olsa bir araya geldiler. Bazen önceden arkadaş olup Türkiyede farklı yerlerde okuyan arkadaşlar buluştu, bazende bir önceki programda arkadaş olanlar, tekrar görüşüp hasretlerini dindirdiler. Bu programlarda bilgi yarışmaları yaparak Ahıska tarihini unutmadılar, oyunlarını sahnelendirdiler, müziklerini söylediler yöresel kıyafetlerini giydiler bu sayede kültürünü folklorunu canlı tuttular. Programlar güzeldi, heyecanlıydı. Bunları organize etmekte tabiki bi o kadar önemli. Bu birliktelik ruhu daim olmalıydı. Bu birlikteliği Asu 2010 yılı na kadar devam ettirdi. Eskişehirde gerçekleşen 2010 yılındaki programda Türkiyedeki farklı şehirde okuyan Ahıskalı öğrencilerin temsilcileri bir araya gelerek resmiyette olmayan fakat bir gönül bağı olan Ahıskalı Öğrenciler Birliği(ASU)ni Resmi hale getirmek için karar aldılar. Bu karar doğrultusunda İzmir’de okuyan Ahıskalı öğrencilerin temsilcisi olan Rüstem Alioğlu nu Ahıskalı Öğrenciler Birliğine başkan seçtiler. Başkanlığa seçilen Rüstem Alioğlu Ahıskalı öğrenci temsilcileriyle İstanbul’da bir araya gelerek Ahıskalı Öğrenciler Birliğini dernek çatısı altında resmileştirmeye ve dernek merkezinin İstanbul’da olmasına karar verdiler. Akabinde Dernek resmen Kasım 2010 yılında kapsamını dahada genişleterek Ahıskalı Öğrenciler Mezunlar ve Mensupları Derneği adını alarak kurulmus oldu. Ahıskalı öğrencilerin dayanışma günlerini 2011 yılında dernek İstanbulda organize etmiştir. Ve son olarak bu yıl Ankarada gerçekleşen Ahıskalı Öğrenciler dayanışma günlerini organize ederek Ahıskalı öğrencilerin bir araya gelmesinde alt yalpıyı sağlamış, organize işlerini Ankaralı öğrenciler sağlamıştır.

Şimdi gelelim bu sene Mayıs ayında Ankarada gerçekleştirilen Ahıskalı Öğrenciler dayanışma günlerinin analizine:
4 Mayıs Cuma tarihinde Türkiyenin farklı şehirlerinden gelen Ahıskalı öğrenci gurupları sabah saatlerinde bir araya geldiler. Kahvaltıya mütakiben bütün öğrenciler Anıtkabire geçerek: Ahıskalı Öğrenciler olarak Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün naşına çelenk koydular. Atamızı ziyaret ettiler. Ahıskalı Öğrenciler olarak Atamızı unutmadıklarını, Ulu Önder’e olan sevgilerini gösterdiler. Ataya çelenk koyulduktan sonra belli bir süre öğrenciler Anıtkabiri gezdiler bir çok fotoğraf çektiler. Anıtkabir ziyaretinden sonra bütün öğrenciler Ankaranın güzide parklarından olan; Altınparka geçtiler. Burada gün boyu eğlendiler. Şarkılar söylendi oyunlar oynandı. Farklı şehirlerden gelen öğrenciler bu ilk günde birbirleriyle tanıştılar kaynaştılar. Birbirlerine olan hasretlerini giderdiler.

Programın Cumartesi günkü kanadında öğrencilerimizin programı Turgut Özal Üniversitesinin salonunda gerçekleşti. Program için sabahtan üniversiteye gelen öğrenciler öğle saatlerine kadar yapacakları programlar için hazırlıklar, provalar yaptılar, serbes zaman geçirdiler. Birbiriyle hasbihal ettiler. Arkadaşlar birbiriyle mutlu zaman geçirdi, ve yeni arkadaşlıklarda başladı. Saatler on dörtü gösterdiğinde program resmen başladı. Programın sunuculuğunu Ankaradaki öğrencilerimiz yaptılar. Programın açılış konuşmasını programa ev sahipliği yapan Ankaradaki Ahıskalı öğrenciler adına , Ankara öğrenci temsilcisi yaptı. Daha sonra diğer konuşmalar sırasıyla şöyle oldu. Ahıskalı öğrencilere kapılarını açan Turgut Özal Üniversitesi Rektörü kürsüye gelerek programa ilşkin görüşlerini paylaştılar. Ahıskalı öğrencilere Ahıskalılara olan duygularını dile getirdiler. Daha sonra kürsüye programı tertip eden Ahıskalı Öğrenciler Mezunlar ve Mensupları Derneği Başkanı Rüstem Alioğlu geldi ve Ahıskalı Öğrencilere ve konuklara seslendi. Daha sonra kürsüye Ahıskalıların medari iftiharı, bu davaya en fazla hizmet etmiş, Ahıskayı Ahıskalıları bizlere, dünyaya anlatan, öğreten Bizim Ahıska Dergisi sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Yunus Hocamız, Yunus Zeyrek geldiler. Ahıskayla Ahıskalılarla ilgili konuşma yaptılar. Ahıskanın 1828 yılında elimizden çıkışından başlayarak sonraki süreç 1877-78 Osmanlı Rus harbi Ahıskanın Rus hegomanyasına girişi, Ahıskalıların şehri savunmaları ve Rusların acımasızca zulumleri. Daha sonra sürgün , fergana olayları ve daha sonrasını hocamız dile getirdi. Tarihten yaprakları bizlere hatırlattı. Konuşmasını güncel bilgiler ve gençlere öğütlerle sürdürdü hocamız. Daha sonra Habibullah Mürsel bey konuşmsa yaptılar. Programa katılar Dünya Ahıska Türkleri Birliği(DATÜB) Genel Kordinatörü Sadir Eyübov kürsüye gelerek konusmalarını yaptılar. Bu protokol konusmalarından sonra sıra geldi öğrencilerin hazırladığı programa. Sırada şiirler, şarkılar, oyunlar, piyesler başlıyordu. Öğrenciler hazırlamış oldukları oyunları piyesleri sırasıyla sundular. Tabi bunları izlemek çok güzeldi. Ahıska oyunları Ahıska dansları Ahıska müzikleri, yöresel kıyafetler. Bunları görmek izlemek mutluluk vericiydi. Vatandan uzakta yıllarca sürgün hayatı yasayan halkın çocukların kültürlerini koruduklarını görmek ve kültürlerini yaşatmadaki arzularını görmek insanı heyacanlandırıyordu.

Kültür, bir toplumun sahip olduğu maddî ve manevî kıymetlerden oluşan bir bütündür. Kültür, bir toplumu diğer bir toplumdan ayırdeden özel bir hayat tarzını da belirler. İnsanoğlunun tabiat ile etkileşiminden doğan kültür, insan tabiatının bir eseridir. Kültür, varlığını ve sürekliliğini toplum yaşamına borçludur. Kültürün, millet dediğimiz varlığın oluşmasında büyük rolü vardır. Kültür gücü olmayan millet, tarihte varlığını ispatlayamaz. İdeal birliği ise, insanları birbirine yaklaştırır, onlarda kader birliğinin hislerini uyandırır, ortak idealler, toplumda dayanışma duygusunun da canlanmasına vesile olur. Ortak ideallerle, insan toplumu birleştirici bir yapıya kavuşur. Ortak idealler sayesinde insanlarda her türlü ahlâkî hareketlere ve fedakârlıklara karşı müsait bir amaç uyanır ve toplumu oluşturan kişiler perçinlenmiş bir bütün olarak güçlü bir hale gelir. Yüksek ve ortak ideallere dayanan, ona sahip olan milletler devamlı varlıklarını devam ettirirler.

Ahıskalı öğrenciler; kültürünü, folklorünü canlı tutarak varlıklarını ispatlamış ve korumuşlar bu yönde irade kullanmışlardır. Ortak değerler ortak idealler etrafında birleşerek geleneksel hale getirdikleri bu gunler sayesinde dayanışma duygusunu her zaman sıcak tutmaktadırlar. Yaşanan yerler farklı olsada kalpler aynı çarpmakta buda onları birbirine sımsıkı bağlamaktadır.

Cumartesi gününkü program akşama kadar bu şekilde bizleri heyecanlandırarak, eğlendirerek coşkulu bir şekilde geçti. Program bitince öğrenciler misafir edildikleri yerlere kendilerine tahsis edilen otobüslerle geçtiler.
Programın son günü olan Pazar günü Macunköyde bulunan Samanyolu Kolejinde gerçekleşti. Bu günkü programda öğrencilerimiz daha çok sportif etkinlikler de bulundular. – Futbol, Satranç, Dama (Şaşki) ve Bilek Güreşi Turnuvaları. Bunun yanında Ahıska Tarihi bilgi yarışması da günün diğer etkinliğiydi. Yarışmalar heyecanla yapıldı. Futbol turnuvası akşama kadar devam etti ve sonucunda Bursa ekibi kupayı kaldırdı. Gün boyu devam eden etkinliklerde etrafta verdiği görünüm gayet mutluluk vericiydi. Dünyanın değişik yerlerinden kalkıp buraya okumaya gelmiş burada da ilk önce kendi aralarında, sonrada kurumsal olarak dernekleşerek organize olup böyle bir araya gelip mutlu, mesud anlar geçirmeleri, bir olmaları beraber olmaları birlik olmaları, beraberce bir şeyler yapabilmeleri, gelecek adına bizlere umut veriyor. Pazar gününkü program sona erince yarışmaları kazanan öğrencilere madalyaları takdim edildi. Daha sonra öğrenci gurupları vedalaşarak geldikleri şehirlere doğru yola koyuldular.

Programı izlerken aklıma şöyle bir düşünce geldi. 1944 yılında vatandan zorla koparılarak değişik yerlere sürgün edilen bir millet. Yıllarca sürgün hayatı yaşamış. Vatana dönmek için yapılan mücadelelere rağmen hala vatana dönememiş bir millet ve bunların ışık vaad eden ümid vaad eden çocukları. Rüzgarın önünde savrulan yaprak gibi dünyanın değişik yerlerine savrulmuşlar. Çocuklarını okutmak için türkiyeye göndermişer, bu çocuklar burada hem okullarını okuyorlar hemde birbirleriyle dayanışma içerisinde programlar düzenliyorlar. Her biri güzel bölümlerde okuyan öğrenciler. İsterimki bu öğrenciler üniversiteden mezun olduktan sonrada bir olsunlar beraber olsunlar bu birlikteliklerini sürdürsünler. Hepsi okulunu bitirince nitelikli bir güç olacaklar, bu gücü bir arada sürdürerek hem ailesine hem milletine hemde kendilerinden sonra okuyacak olan öğrencilere destek olmalıdırlar. Bu güzelliği hayatın her anında devam ettirmelidirler. Bunuda Ahıskalı Öğrenciler Birliği olarak kurdukları ve Ahıskalı Öğrenciler Mezunlar ve Mensupları Derneği olarak kurumsallaştırdıkları birlikleriyle sürdürebilirler. Bu birliktelik sadece öğrencilikte kalmamalı mezuniyet ve mensubiyetle sürmelidir.

Ahıskalı Öğrenciler Mezunlar ve Mensupları Derneğinin alt yapısını sağlayıp Ankaralı öğrencilerin organize ettiği: 9. Geleneksel Ahıskalı Öğrenciler dayanışma günleri Ankara programına katılmaktan mutluluk duydum. Programda emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum. Bu birlikteliklerinin güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum. Daha güzel günlerde bir arada olmak dileğiyle……
 


Back